Kurumsal bir web sitesi dijital bir kartvizit değildir. Firmanın internetteki en çok çalışan satış temsilcisidir; sen uyurken bile potansiyel müşterinle konuşur, onu ikna eder ve iş üretir. Peki kurumsal web sitesi nasıl olmalı ki bu işi gerçekten yapabilsin?

Cevap tek kelimede toplanıyor: güven. Ziyaretçi siteye girdiği ilk saniyelerde farkında olmadan bir karar verir. Bu firma ciddi mi, işini biliyor mu, benimle çalışmaya değer mi? İşte yıllardır kurumsal projeler yaparken damıttığım, güven veren 7 temel ilkeyi seninle paylaşacağım.

Kurumsal sitenin asıl amacı ne?

Birçok firma web sitesini sadece 'olması gereken' bir zorunluluk gibi görür. Oysa iyi kurgulanmış bir kurumsal site, sessiz sedasız iş getiren bir varlıktır. Amacı içeriği güzelce sergilemek değil, ziyaretçiyi bir sonraki adıma, yani seninle iletişime geçmeye ikna etmektir.

Bunu yapabilmesi için önce güven inşa etmesi gerekir. İnsanlar tanımadıkları bir firmaya kolay kolay para ödemez. Site tam da bu güveni; profesyonel görünümüyle, net anlatımıyla ve pürüzsüz çalışmasıyla kurar. Yani her tasarım kararının arkasında 'bu, ziyaretçinin bize güvenmesine yardım ediyor mu?' sorusu olmalı.

Güven veren 7 ilke

Güven soyut bir kavram gibi dursa da aslında çok somut yapı taşlarından oluşur. Kurumsal bir sitenin sağlam durması için bu yedi ilkenin bir arada çalışması gerekir. Birinin eksikliği, diğerlerinin etkisini de zayıflatır.

İşte üzerinde durduğum yedi temel ilke:

  • Net ve tek bir mesaj: Ziyaretçi ana sayfaya girdiği anda ne iş yaptığını ve kendisine nasıl fayda sağlayacağını saniyeler içinde anlamalı. Kafa karışıklığı güveni ilk baltalayan şeydir.
  • Markaya uygun profesyonel tasarım: Renkler, yazı tipleri ve genel görünüm firmanın kimliğiyle uyumlu ve özenli olmalı. Derme çatma bir tasarım, ne kadar iyi iş yaparsan yap ziyaretçide şüphe uyandırır.
  • Mobil uyum: Site telefonda da en az bilgisayardaki kadar rahat kullanılmalı. Ziyaretçilerin çoğu seni önce mobilden görecek; orada bozuk görünen bir site güveni anında kaybettirir.
  • Hız: Sayfalar hızlı açılmalı. Bekletilen ziyaretçi çoğu zaman geri döner ve yavaşlık, farkında olmadan 'özensiz' mesajı verir.
  • SEO uyumlu altyapı: Site, arama motorlarının anlayabileceği sağlam bir yapıda kurulmalı. En iyi hizmeti versen de kimse seni bulamıyorsa sitenin iş üretme şansı azalır.
  • Kolay yönetilebilirlik: İçeriğini, referanslarını veya iletişim bilgini kod bilmeden güncelleyebileceğin bir yönetim paneli olmalı. Güncel kalan bir site, canlı ve ilgilenilen bir firma izlenimi verir.
  • Belirgin iletişim ve yönlendirme: Ziyaretçi seninle nasıl iletişime geçeceğini aramak zorunda kalmamalı. İletişim kanalların ve bir sonraki adım her sayfada kolayca görülebilir olmalı.

Referans ve sosyal kanıtın gücü

İnsanlar kararlarını verirken başkalarının deneyimine güvenir. Sen kendini ne kadar övsen de, bunu bir müşterinin ağzından duymak ziyaretçi için çok daha ikna edicidir. İşte sosyal kanıtın devreye girdiği yer burası.

Tamamladığın projeler, müşteri yorumları, çalıştığın markaların logoları ya da aldığın belgeler; hepsi 'ben iddia ediyorum' cümlesini 'işte kanıtı' cümlesine dönüştürür. Bu unsurları siteye özenle ve dürüstçe yerleştirmek, güven duvarının en sağlam tuğlalarından birini örer. Burada tek kural var: gerçek olmayan hiçbir referansa yer verme, çünkü sahte kanıt er ya da geç güveni tümden yıkar.

Neden sadelik kazandırır?

Kurumsal siteler söz konusu olduğunda 'daha fazla' neredeyse her zaman 'daha kötü' demektir. Her şeyi anlatmaya çalışan, göze giren efektlerle dolu, onlarca menüsü olan bir site ziyaretçiyi bilgilendirmez, yorar ve kaçırır.

Sadelik ise güvenin sessiz dilidir. Ferah bir tasarım, net bir yönlendirme ve gereksiz her şeyden arındırılmış bir yapı, ziyaretçiye 'bu firma ne yaptığını biliyor' hissini verir. Ana mesajını öne çıkarmak için çoğu zaman eklemek değil, çıkarmak gerekir. İyi bir kurumsal site, ziyaretçinin dikkatini dağıtan değil, onu tek bir hedefe doğru sakince yönlendiren sitedir.